14915,65%1,02
43,12% 0,20
50,21% -0,07
6247,10% 0,86
10147,72% 0,77
Meryem Altunay (TBA) Karagöz, gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluk ve büyük bir fedakarlık alanı olduğunu vurguladı. Açıklamasında basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Karagöz, “Basın; demokrasinin nefes borusu, halkın gözü, kulağı ve vicdanıdır” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin, savaş, afet ve kriz anlarında dahi halkın haber alma hakkı için fedakârca çalıştığını hatırlatan Karagöz, “Gerçeğin izini süren, kamu yararını esas alan her haber; demokrasiyi güçlendiren, toplumu aydınlatan bir adımdır” dedi.
Ancak Türkiye’de gazetecilik mesleğinin ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Karagöz, “Ne yazık ki bugün ülkemizde gazetecilik mesleği ağır baskılar, sansür uygulamaları, yargı tehditleri ve ekonomik güvencesizlikle karşı karşıyadır. Gerçeği yazan gazeteciler işsiz bırakılmakta, soruşturmalarla sindirilmekte, basın özgürlüğü giderek daraltılmaktadır” şeklinde konuştu.
Basına yönelik baskıların yalnızca gazetecileri değil, doğrudan halkın haber alma hakkını da ihlal ettiğini söyleyen Karagöz, “Özgür olmayan basın, özgür olmayan bir toplum demektir. Basının susturulduğu yerde demokrasi zayıflar, adalet yara alır, toplumsal barış zarar görür” dedi.
Karagöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bizler, halkın iradesini savunmayı görev edinmiş temsilciler olarak; kalemini satmayan, gerçeğin peşinden giden, meslek onurunu her koşulda koruyan basın emekçilerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Gazetecilerin özgürce yazabildiği, eleştirinin suç sayılmadığı, baskının değil gerçeğin konuştuğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle; mesleğini büyük bir özveriyle sürdüren tüm basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, görevleri sırasında hayatını kaybeden gazetecileri saygı ve rahmetle anıyor; özgür, bağımsız ve güçlü bir basın düzeninin en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyorum.”